İSTANBUL GECE HAYATINDAN 10 SAÇMA AN


20 milyonluk bir şehirdeki gece hayatı dışardan bakanlar için gayet çekici görünse de içinde çeşitli zorluklar barındırır… Kısacası, içi seni, dışı beni yakar şekerim. Görelim?

1- Evden Çıkış = Trafiğe Giriş

trafik

İstanbul’da evden çıkıp bir yere gitmek, saatlerini yolda geçirmeyi kabullenmek demek. Sıkmıyorsa çıkmayacaksın. Bu arada eğer gecenin dönüşünde gece boyu yatırım yaptığın promilinle aracını kullanmak istiyorsan ya ehliyeti, ya cüzdanı bırakacaksın. Karar senin… Yerse. Çıktın mı? Peki… O zaman 2. saçma ana alalım seni.

 

2- Her mekanın girişinde duran, oyunun başında çıkan bölüm sonu canavarı: “ALAMAYIZ” Abi.

bodyguard

Apayrı bir insandır… Uzlaşmamak için yaratılmıştır. Gatekeeper abidir. Engellemeye koşullanmış bireydir. Milyon dolarlık mekanın kapısında duran bu lise mezunu abinin düşünce balonunda “Bok gibi paran var ama ben ne dersem o!” yazar. Terstir. Önceden tanışmıyorsan tersi de pistir. İstanbul gerçeğidir. “Bi arkadaşa bakıp çıkıcaktım!” gibi salak argümanların var olma sebebi bu abimize listede 1. sırayı vermek isterdik ama, trafik ondan daha büyük dert aslında.

 

3- İlk içkine ulaşmak için vereceğin mücadele

lotrdans

Düzgün bir yere gitmişsen (düzgün mekan azlığı sebebiyle) 20 milyonluk şehrin yarısı oraya gidiyor demektir. Bara ulaşıp içeceğini alana kadar “afedersin! bi’ geçiim mi?” dediklerinin bir kısmı kötü kötü bakacak, bir kısmı “çevreden dolaş” çekecek, bir kısmı seni hiç takmayacak, bir kısmı da deli deli dans ederken kafanı gözünü yaracaktır. Zaten balık istifi dolu mekanda bir yerden bir yere hareket etmek, ölüm riskini göze almak demektir. Ha, diyelim ki o içkiyi aldın. “İçiyorum! Öyleyse delirmeliyim!” mottosu ile sağa sola saldıran biri muhtemelen elindeki kadehi dökecektir. Olsun, delirmiyoruz. Eğlenmeye geldik neticede değil mi? Tabii?

 

4- “Biz Jack Daniel’s satmıyoruz kardeşim!”

Evet Çok Komik!

Jack Daniel’s opsiyoneldir. Öyle ya da böyle bir damak zevkiniz varsa, hüsrana uğrama ihtimaliniz yüksektir. “Bizde belıntayns var kardeşim! Hem o daha güzel!” gibi bir argüman ile “Viskiden de hiç anlamıyosun!” alt metniyle aşağılanmadan gördüğün ilk içkiyi al, paranı ver, git bir köşede tek ayak üstünde iç. Terbiyesiz seni! Jack Daniel’s ile doğdun değil mi?!

 

5- Akraba Olalım mı?

Kalabalık

Ne?! Yoksa hala mekandaki herkesle akraba olmadın mı?! UYUMSUZ! Eğlenmeyi bilmiyorsun! Arkandaki adamın sana sunduğu sıcaklığı nasıl reddedersin? O sertlik ne mi? Telefonu olabilir mi?

 

6- “Meraba, tanışabilir miyiz?”

GoT_slapping_joffrey

O da ne?! Orada bir kız var uzakta. (Genelde uzaktadır, öyle olmasa bile arada 3000 kişi vardır.) Gidip selam versem mi? Yok be? Ne diyeceğim? “Meraba?” diyeyim? Ay çok banal… “Ay.” mı dedim ben? N’oluyo lan bana!? Gidiyorum, tanışıcam bu kızla!

Tersi de mümkün… Nezaketen gülümsediğin adamın gece boyu “öpüjem ablajım!” biçiminde tepende kalmasından daha kötü bir şey varsa “valla bırakmam bana gidicez!” takıntısıdır. Yurdum kızı genelde böyle durumlarda “ben bi tuvalete gideyim.” diyerek kendini bulduğu ilk taksiye atar ve takside de başka bir macera başlar…

 

7- Tuvalet sırası

bekleme sırası

İçtin içtin çişin geldi değil mi? Yurdum işletmecisi seni düşündü tabii… 23402982 kişilik mekana, büyük harcamalar ve özveriyle 2 kişilik tuvalet yaptı. Tepe tepe kullan. (Neden bira içmiyoruz? “Ben bi 5 dakika hava alıp geliyorum.” deyip mekandan çıkıp sokağa işeyemiyoruz.)

Kadınlar için durum daha da vahim… Diyelim ki o sırayı bekledin ve kabine girdin, kayıp kafanı gözünü kırmadan o klozetin üstüne tünemeyi bileceksin. Haydi kızlar! Kuşum Aydın!

 

8- “Ay çok sıcak, çıkalım mı?”

Esneyen Kız

Üzgünüz kızlar, ama eğri oturup doğru konuşmakta fayda var. Bu cümle genellikle bir kadının ağzından çıkar. Yurdum kızı “prenses” büyütüldüğünden koşullara uyum sağlamayı sevmez. Diğer yandan, derdini de rahat rahat dile getirmez. Kafada başka prosesler döner çünkü. Net bir biçimde “arkadaki adam bana yaslıyo, sen onun boynunu kırmadan gidelim mi beybiliboy” denmez örneğin veya “ben burayı sevmedim.” denmez… Olmaz. İlle de “sıcak” olacak. Orası çok sıcak, oradan çıkılacak. Yoksa yalnız uyunacak. Seç.

 

9- “Bu gece bende kalır mısın?”

Umutsuz

Gecenin sonuna karar veren cümledir bu. Kritiktir. Nasıl bir anda, kaç promilde sorulduğu önemlidir. Yurdum kadının bükülmez bileği burada adamın boynunu kırıverir. Dikkat edilmelidir. Her iki taraf da bu cümlenin yetersiz bir önsevişme sonrasında kısa sürede ulaşılan doyum ve doyum taklidi demek olduğunu bilir. Yine de denenir.

Aksi de mümkündür. “Yok ben eve gideyim” abla taksiye doğru ilerlerken umutsuz konu salağı adamımız, “Eve gidince beni arasana, merak ederim.” der, yalan. Umurunda değil, o sen taksiye biner binmez bara geri dönecek ve av devam edecek. Adamın özgüvenine göre bu “facebookta ekleşelim mi?” de olabilir. Olur yani… Şans bu, zorlanacak… Sonuna kadar. (Hayır “dibine kadar” da yazmasını bilirdik.)

 

10- İstiklal Marşı ve kapanış.

yalnız uyumak

E ama ille de biri yanında yatmayacak ki sen yalnız uyuyamıyorsun diye? Hem sonra sabah giyinmek için arkasını dönmesini istiyorsun kızdan. Gerek yok. Bak, discovery channel var çok güzel? Olmadı Cartoon Network verelim? Tatlı ruyalar bebeğim…

Yön tuşlarıyla (← →) ceylan gibi sekebilirsin?