Bir Garip Ozan Tekiroğlan


10151257_704701236238958_1676770908_n



Halk edebiyatının altın çağını yaşadığı 17. yüzyılda bir çok ünlü ozana yurtluk yapan Anadolu bozkırları, günümüzde neredeyse adı bile duyulmamış pek çok ozanı da bağrında saklamıştır. Ne var ki kah koçaklamalarıyla, kah güzelleme ve ağıtlarıyla toplumun kolektif duygularını en güzel biçimde ortaya koyan bu gezici şairlerden pek azı yapıtlarıyla günümüze kadar ulaşabilmiştir. Hakkında güvenilir çok az kaynağa ulaşılabilen Tekiroğlan da bu isimsiz aşıklardan yalnızca bir tanesidir.

Gerçek adı Numan veya Kubilay veya Harun veya Şuayip olan Tekiroğlan’ın doğum yılı ile ilgili de rivayetler muhteliftir. Henüz üç yaşındayken, doğum yeri olan Adana veya Erzurum’dan, köpeklerden kaçarken geldiği Bursa’ya veya artık her neresiyse oraya yerleşmiştir.

Kısa zamanda etrafında tanınan, şiirleri dilden dile dolaşan bir şair olamayan Tekiroğlan, hiç taşlama yazmadığı için dönemin yöneticileriyle ters düşmemiş, buna rağmen yine de hakkında “sen koçaklama arkadaşım!” şeklinde ferman çıkmıştır. Tekiroğlan duygusal bir ozandır. Çeşitli anıştırma ve eğretilemelerle zenginleştirdiği en güzel eserlerini güzelleme tarzında vermiştir. Yapıtlarında genellikle aşk, doğa sevgisi ve yaş mama temalarını işler. Sevdiği bir kızın babasından yediği Osmanlı patisi sanat hayatında dönüm noktası olmuş, bu tarihten sonraki pek çok eserinde sigortalı iş konusuna değinmiştir. Ustalıkla kullandığı dili yalın ve üzeri pütürlüdür.
Ölümü, ciğerine yapışan bir insan tüyünün yaptığı kist sonucu olmuştur. Günümüzde hemen her gün ziyaretçi akınına uğrayan kabri kim bilir nerededir.

Tekiroğlan’ın günümüze kadar ulaşabilen az sayıdaki eserlerinden bir tanesini aşağıda bulabilirsiniz.

RAPSODİ MART

Hele canlar dinleyin, benim derdim büyüktür
Bir güzele vurgunum ben neyleyim?
Tüylerim kabarıkça, göynüm ise buruktur
Bir afete vurgunum ben neyleyim?

Diyar-ı Persden gelmiş koca babası
Kaliko cinsindendir o mendebur anası
Vermiyor her ikisi od içinde yanası
İstemekten yorgunum ben neyleyim?

Hasretinden gözlerime yaş yürür
Zülüfleri kulağından fışkırır
Deli bünye Mart ayında kışkırır
Kapı kapı sürgünüm ben neyleyim?

Ol incecik bıyıklar beni benden alıpdır
Hacimli patileri dertten derde salıpdır
Zihnim türlü türlü hayallere dalıpdır
Bu sebepten durgunum ben neyleyim?

Sual edeyim dilber, yüreğim bir harman mı?
Zemheride bir gece yiğidine varman mı?
Yoksa söyle yavuklun irice bir sarman mı?
Nevrozdan psikoza girmeyim de neyleyim?

Tekiroğlan der ki; güzeli görmezisem
Anasından isteyip izin alamazısam
Bir gün gelir de şayet döşün yalamazısam
Kendimi yoldan yola vurmayım da neyleyim?

ÖncekiSonraki
Yön tuşlarıyla (← →) ceylan gibi sekebilirsin?